
Zeynep Kahraman Füzün’ün öykülerinde insan, alışıldık aynaların karşısına değil; yabancısı olduğu, kırık ve çoğul yansımalar sunan bir yüzeye geçer. Gerçekle kurmacanın ince sınırında dolaşan metinleri, tanıdık olanı yadırgatırken bilinmeyeni yakın kılar. Edebiyatı bir oyun alanı olarak gören, yazdıkça derinleşen ve kendini “kahve, uykusuzluk, edebiyat” sözcükleriyle özetleyen yazarla, insanı, iz bırakmayı ve yazının sınırlarını konuştuk.Söyleşi yakında…
Yorum bırakın