Kayıt Odasından İç Dünyaya: Kulak Misafiri

By

 İç sesleri merkeze alan yalın bir müzik dili… Hakan Kurşun, “Kulak Misafiri” ile metronomsuz, doğal akışlı bir kayıt anlayışını tercih ederek şarkının içsel zamanını ve duygusunu öne çıkarıyor. 35 yılı aşkın üretim deneyimi, kayıt sanatları birikimi ve çok kültürlü müzik yolculuğuyla Kurşun; müziği yaşamın ve insanlığın aynası olarak görüyor. Bu söyleşide, “Kulak Misafiri”nin yaratım sürecinden müziğe bakışına uzanan dünyasını konuştuk.

“Kulak Misafiri”nde tercih ettiğiniz doğal akışlı kayıt süreci, parçanın temasına da eşlik ediyor gibi. Bu kayıt yaklaşımının şarkının duygusunu nasıl etkilediğini düşünüyorsunuz?

Her ses izinin süresi kendi hissiyatını da içeriyor. Bazen kayıt yaparken elde etmek istediğimiz ses izini parçalara ayırarak bir bütün elde ediyoruz. Bazen de bütünsel yaklaşarak ses izini bir performans olarak kayıt ediyoruz. Buna doğal akışlı ses kaydı diyebiliriz. Kulak Misafiri şarkısında gitar ve davul izlerini birlikte, herhangi bir metronom referansı kullanmadan, bir bütün olarak kayıt ettik. Ardından mevcut seslerin üzerine bas gitarı ve ana vokali ekledik. Son olarak da vokalleri parçalı yaklaşımla kayıt ettik. Bu yöntem ile şarkının dinamiğinin ve zamanlamalarının içsel olmasını sağladık. Şarkı içimizdeki sesleri sorguluyor. Bu nedenle metronom referansı kullanmak istemedim.

 “Akıcı, sürükleyici ve net bir tını” tarifiniz dikkat çekici. Bu tınıyı oluştururken hangi sound kararları belirleyici oldu? 

Ana gitarın üzerine destekleyici veya farklı motifleri çalan gitarlar eklemedim. Olan sesler net işitilmesi için genel tınının ses boşlukluklarını korumak istedim.

 “Müzik”, sizin için ne ifade ediyor?  Bir ifade aracı mı, içsel bir keşif alanı mı, bir tür meditasyon mu, yoksa hepsi bir arada mı? Bu sorudan hareketle de kısaca sizi tanıyabilir miyiz?

Zor bir soru. Müzik benim için yaşamı ve insanlığı temsil ediyor. Müzikle zihnimizin kapasitesini geliştirmek mümkün.Müzik zekamızın ve gücümüzün aynasıdır. Yeri geliyor çok hızlı koşmak istiyoruz, yeri geliyor bir çayıra uzanıp dinlenmek istiyoruz, yeri geliyor kürsüye çıkıp bir iki düşünce açıklamak istiyoruz. Müzik, öznelliğin en güzel örneklerinden biridir. Çok dikkat, disiplin ve çalışma ister. Çocukluğumdan beri müzik yapıyorum. Ana çalgım gitardır. Zamanla tuşlu ve vurmalı çalgılar da çalmaya başladım. 14 yaşımda çok izli kayıt ediciler ile müzik yapmaya başladım ve kaydediciler zamanla enstrümanım oldu. Kayıt sanatları konusunda eğitim aldım ve müzik endüstrisinin müzik yapımı ve işletmeciliği alanlarında yaklaşık 35 yıldan beri çalışmalar yapıyorum. Yaklaşık yirmi yıldan beri de müzik yapımı ve işletmeciliği konularını kapsayan dersler veriyorum. Zaman zaman yaratıcı hacimler için de tasarım önerileri hazırlıyorum. Son yıllarda da kamusal alanda müzik için kompozisyonlar konusu üzerinde çalışıyorum. 

Çok disiplinli bir üretici olarak, kayıt süreci ve performans aşamalarını düşündüğünüzde “Kulak Misafiri”nde hangi rolünüz sizi en çok zorladı? Hangisi en özgür hissettirdi?

Açıkcası bence dünyanın en karmaşık ve hassas çalgısı insan sesidir. Dolayısıyla hangi tavırla şarkı söylemek istediğime karar vermek sanırım en zor karardı. 

Bugüne dek hem Türkiye’de hem Almanya’da müzik üretmiş biri olarak kültürel geçişlerin müziğinizi nasıl etkilediğini düşünüyorsunuz?

Muazzam bir etkisi var tabii. Karşılaştırmalı bölümler ve kontra melodiler oluşturmak için farklı lisanlarda düşünmek güzel oluyor. Şimdiye kadar çoğunlukla Türkçe şarkı söyledim. Uyanma Vakti Geldi parçasında biraz çoklu lisan yaklaşımı kullanmıştım. Son yıllarda farklı lisanlarda da şarkı söylemek istiyorum. Bakalım nasıl olacak. 

90’lardan bugüne müzikal çizginizin evrimini üç kelimeyle özetleseniz ne olurdu?

Kaos – Kütle – Klangweg

Yeni projelerinizde “Kulak Misafiri”ndeki yaklaşımı sürdürmeyi düşünüyor musunuz, yoksa bambaşka projeler mi olacak dinleyenlerinizi bekleyen?

Olabilir, genel olarak yeni yayınlarımın sözlü ve enstrümantal müzik olarak planladım. 

Son olarak, klasikleşen bir sorum var. Elinizde bir değnek olsaydı dünyada ya da hayatınızda neyi değiştirmek isterdiniz?

Sanırım toprak ve eğitim reformları sağlardım.

Posted In ,

Yorum bırakın